Hayali Kahramanlar

                                              

Canım adaşım Ayca  'Hayalinizde ki kahramanlar ' oyunu için sobeledi beni.(daha sırada 'aldım,kullandım,memnunum' oyunu da bekliyor ama , ne yapmalı bilmiyorum.Neyse bunu yazdımya ona da sıra gelir diyorum)

                                           

Ben çizgifilm seven ve seyreden bir çocuk olamadım.Hep daha önemli işlerim varmış gibi davranırdım.(sokaktaki oğlanları dövmek , yerlerde yuvarlanıp dizlerimi yaralamak gibi.)

Ama 'Elmyra' hariç. O bendim.Sevgi dolu (haddinden fazla) , hatta sevgi yumağı.Tam bir hayvansever (dövdü mü , sevdi mi hiç anlamadım ama).

                                                                                  

İşe sokaktan sevimli bir hayvan bularak başlardı (aynı ben) Doğruca eve getirip yıkar paklardı , pudralardı (benim de en sevdiğim şey ev arkadaşlarımı yıkamak).Hayvancık şaşkın ne olduğunu anlamaya çalışırdı , kocaman açılmış pörtlek gözleriyle (bu da ben) Banyodan sonra zavallılara , kenarları fistolu , abuk subuk önlükler , kıyafetler giydirirdi (benim kıyafetler fistolu değil) Sefil hayvancık için işkence bitmemiştir daha.

                                          

'Şimdi sana kuşkonmaz çorbası içireciğim'diye bir çığlık (bunu asla yapamam , zira kusura bakmasın ama ben kuşkonmazdan nefret ederim , kuçulara ve pisilere de kıyamam , içiremem bunu) Sonrasın da ağzına kaşıkla zorla sokulan çorba ve kaçmaya çalışmaya başlayan hayvancıklarla geçip giderdi hikaye.Devamında Elmyra hayvancıkların kaçmasından sinirlenir ve bir anda şeytanlaşır , filmin sonu heyecan içinde biterdi.

                                         

Kıyafetlerine bayılırdım , kırmızı ağırlıklı , çoğu zaman puantiyeli.Ama en önemlisi kafasındaki kurukafa şeklindeki tokasıydı.O toka bütün duygularını anlatmaya yetiyordu...

                                               

Sıra Hopdediks'te...Orijinal adı Obelix.İlk okuduğum ve okumaktan hala vazgeçemediğim tek çizgi romandır Asterix.Ama ben herkes gibi Asterix'e hayran değilimdir.Küçükken şerbet kazanına düşmüş (devegücü tazıhızı şerbeti), bunun etkisiyle kocaman olmuş ve inanılmaz bir kuvvete sahip , duygu adamıdır o.

                                                 

Her daim elinden eksik olmayan kocaman taşlarını , hain Romalılarla ormanda her karşılaşmasında öyle cici kullanır ki ; Şimdi ki çizgifilmlerde ki şiddet unsurlarının hiçbirini göremezsiniz.

Ama benim onda en sevdiğim şey.Bulduğu heryerde yumulduğu ve bir iştah yediği domuzlara davranışlarıdır.Yemeden önce sever onları.Yemek yemek onun için önce ihtiyaç , sonrada keyif haline gelir.

                                                 

Benden bu kadar...Şimdi sobeleyeceğim arkadaşlarımı , usülen değil , gerçekten hayali kahramanlarını merak ettiğim için oyuna dahil etmek istiyorum ; Açalya , Erkan Acurol , Sibel'cim

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !